Saturday, March 24, 2012

Açlık Oyunları / The Hunger Games

Dün akşam spontane bir kararla sosyal medyada fazlasıyla reklamı yapılan Açlık Oyunları filmine gitmeye karar verdik. Filmin özetini Vikipedi: Açlık Oyunları linkinde bulabilirsiniz. Film aşk hikayesi gibi görünse de alt metninde ciddi eleştiriler var. Olayların tamamı distopik bir dünyada geçiyor. Dünya ikiye ayrılmış vaziyette, bir tarafta sincap avlayarak karşılığında ekmek alan insanlar topluluğu varken diğer tarafında ise bolluk ve aynı zamanda israf içinde yaşayan insanlar var. Günümüz emperyalist ve sömürge devletlerini göz önünde bulundurduğumuzda manzara bize aslında çok da uzak değil ama yönetmen de 50-100 sene sonra oluşması mümkün durumu perdeye yansıtmış zaten. Filmde şov ve moda endüstrisi de sertçe eleştirilmiş. Hatta arada Acun Ilıcalı filmi izlediyse neler düşündü diye de kendime sormadan edemedim.

The Hunger Games, yarışmacıların yukarıda bahsettiğim sefalet içindeki insanlar arasından seçilip zengin insanların eğlencesine sunulduğu  ve sanal bir arenaya aktarılıp zorlu doğa şartlarında hayatta kalan son kişi olmak için savaştığı bir tv programı. Yarışmanın birincisine zenginlik vaadediliyor. Filmin iki ana-karakteri Katniss ve Peeta da bu oyunun içinde. Bu arenada yarışmacıların birbirlerini öldürmeleri serbest, öyle ki yarışmacılar zorlu doğa şartlarıyla mücadele etmemek için sadece birbirlerini öldürüp yaşayan son kişi olmak için çaba gösteriyor. Buraya kadar düşündüğümüzde The Hunger Games için Survivor'ın Fear Factor'ın gelecekteki hali diyebiliriz. Gurebanın, fukaranın acılarını, sefaletini sömüren ve onlara ümit, çıkış yolu vaadeden para ödüllü tv programlarının tamamına bir gönderme var aslında.  Lower-class insanının nasıl metalaştırılıp burjuvaziye eğlence malzemesi olarak sunulduğunu gözler önüne koymuş film yapımcıları.

Filmle ilgili dikkatimi çeken bir diğer nokta ise sadece iki sosyo-ekonomik statü olmasıydı. İlki lower-class ikincisi ise upper hatta leisure class. Fakir iyice fakirleşecek, zengin de daha varlıklı olacak tezi filmde hayata geçirilmişti. Lower-class gayet sıradan giyinirken upper-class'ta modanın geleceğini son nokta gösterilmiş herhalde. Abartılı makyajlar, ilginç kostüm, aksesuarlar ve maksimalist tasarımlar bolca vurgulanmıştı burjuvazinin üzerinde.

Özetlemek gerekirse bundan 50-100 yıl sonra, sosyo-ekonomik sınıflar nasıl ayrılacak, medya sektörü nasıl olacak, moda nasıl gelişecek sorularının cevaplarını ortaya bir aşk hikayesi koyarak filmde yanıtlamış Gary Ross. IMDB'de The Hunger Games 8.2 puan almış, bence doğru bir değerlendirme olmuş. Filmi tavsiye ederim, olurda giderseniz yazdıklarıma dikkat ederek izleyin, daha keyif alacağınızı umuyorum :)

Friday, March 2, 2012

İlk ayında KuponKodlari.com

En son yazalı bir seneden uzun bir süre olmuş. Bloğumdan bazı yazıları da taslak olarak kaydedip yayından aldım. Artık biraz daha sosyal medya odaklı yazmayı planlıyorum. Blogger profilime baktığımda 2007 yılında ilk bloğumu açmışım öncesinde de blogcu.com'dan açtığım bir iki blog da vardı, madem öyle 5-6 senelik tecrübeleri buraya dökmek vaktidir.

Aslında bu yazıya eskilerden beri düşündüğüm ama hayata geçirmeye henüz vakit bulabildiğim projemi blogcu arkadaşlara duyurmak için başlamıştım ama uzun aradan sonra bir önsöz şart oldu. Çok uzatmadan mevzuya gireyim; site linkim KuponKodlari.com, linkten de anlaşılacağı üzere sitede Türkiye'de faaliyet gösteren online alışveriş sitelerinin kupon kodlarını ücretsiz olarak paylaşacağız. Kupon kodu nedir, nasıl kullanılır? derseniz linke tıklayabilirsiniz.

KuponKodlari.com'u uzun fizibilite ve tasarım çalışmalarından sonra şubat ayının ilk haftası yayına soktuk, tüm bunlara rağmen bu ay içinde son haliyle tamamen yeni bir tasarımla ve bir iki geliştirmeyle tekrar yenileneeceğiz. Şubat ayı boyunca, yani ilk ayında, KuponKodlari.com'u 2500 kişi ziyaret edip 5500 sayfa gösterimi yaptı. Projenin herhangi bir şekilde reklamının yapılmamasına rağmen yaklaşık %20 direkt girişle bu kadar gösterim alması bizi heyecanlandırdı açıkcası. Millet olarak online alışveriş yapmaya yeni yeni, özellikle private shopping siteleriyle alıştığımız bu dönemde kupon kodlarına ve kullanım şekline de olan yadsınamaz yabancılığımızı göz önünde bulundurursak rakamların ufak olmasına rağmen bizi neden bu kadar heyecanlandırdığını da anlayabiliriz. Bir sonraki tasarımımızı giydirip, yeni özellikleri sisteme entegre edince, Adwords ve Facebook reklamlarıyla tüketicilerin daha fazla göz önünde durup, özellikle "kupon kodu" olgusunun varlığından haberdar etmeye çalışacağız. Böylece hem e-ticaret sitesi sahipleri satışlarını arttıracak hem de tüketiciler alışverişlerini indirimli yapmış olacak.

KuponKodlari.com diğer indirim kuponu sunan sitelerin aksine tamamen ücretsiz olarak ve herkesin, istediği her alışverişinde kullanabileceği şekilde kuponları kullanıcılarına sunacak. Kullancıları rahatsız edecek herhangi bir reklam yahut kuponu almak için şunu şunu vs yapın tarzından uygulamaların aksine tamamen kullanıcıların lehine işleyecek. Zaten sitenin anasayfasından da gördüğünüz gibi her şey açık ve herkes tarafından kullanılabilir vaziyette. Bu açıklamayla da sanırım en çok merak edilen soruyu yanıtlamış oldum.

Bu yazıyı okuyan blogger arkadaşlarımdan ricam, KuponKodlari.com için bloglarında bir post yayımlayarak ya da sevilen linklerine KuponKodlari.com'u da ekleyerek projemize destek olmaları olacak :) Ayrıca konuyla ilgili sorunuz, öneriniz, eleştiriniz vs olursa yorum yazarak belirtirseniz çok sevinirim :)






Thursday, February 24, 2011

Lacoste L!VE Party'den Görüntüler

Geçtiğimiz salı günü Lacoste ismine yakışır bir parti ile Taksim'de Lacoste Live mağazasının açılışını yaptı. Aşağıdaki fotoğraftan da görüleceği üzere oldukça kalabalık bir etkinlikti, öyleki bir ara yerimizden kıpırdayamaz olduk =D hafif hastaydım umarım tüm salona virüs bulaştırmamışımdır.

Koleksiyonla ilgili yorumlara gelince, oldukça sıradışı, reklamlarda da belirtiği gibi "unconventional" ürünler vardı Lacoste Live koleksiyonunda, özellikle ceketleri ve yeni Lacoste poloları yerinde, Odakule'nin biraz ilerisinde, cadde üzerindeki Lacoste Live mağazasında görmenizi şiddetle tavsiye ediyorum.


Arada çıkmışım yine fotoğraflarda. Yukarıda resimde de görüldüğü gibi katılımın yüksek olduğu bir kutlamaydı.

Burcu Esmersoy da bizimleydi.

Ebru Şallı fotoğraf çekerken.. 

Bedük @ Work.



Wednesday, February 16, 2011

Lacoste Live Taksim ve Lacoste'dan Gelen Hediye

Yaklaşık beş gün önce, daha önce New York Soho, Londra Carnaby Street ve Paris Le Marais gibi dünyada modanın kalbi diye tanımlanan şehirlerde bulunan Lacoste Live Konsept mağazası Beyoğlu, İstiklal Caddesi'nde de açıldı. Şubat ayının 22'inci gününde yapılacak açılış partisine bloggerlar için hediye paketi ve parti davetiyesi gönderen Lacoste'un Konsept mağazasında görüşmek üzere!

Resime tıklayıp yüksek çözünürlükte görüntüleyebilirsiniz.

Fransız grafiti sanatçısı Honet'in geçtiğimiz haftalarda Lacoste Live koleksiyonu için tasarladığı örnek polo shirt 


Thursday, December 16, 2010

Nokia Blogger Event @ Istınye Park

Uzun bir kararsızlık sürecinden sonra Agamemnon'un katıldığını duyunca katılmaya karar verdiğim Nokia Blogger etkinliğindeydim. Nokia'nın misafirperverliği şahaneydi, 5 dakikada bir elinde tepsiyle içecek ikram eden garsonların yanı sıra, tam bi snacks şöleni yaşandı içeride, tok gittiğime pişman oldum resmen =D Can da oradaydı ama etrafındaki hatun yoğunluğundan selamlaşamadık =D

İçeride Nokia N8'i de inceleme şansım oldu, tasarım ve özellik olarak iyi, özellikle Carl Zeiss kamerayı ve başarılı flashıyla N8 göz kamaştırıcıydı. Nokia görevlileri bol bol N8'e entegre olan 12 megapiksellik kamera ile fotoğraflar çekip, Canon'un baskı makinesinden anında çıkardılar. İçeride bir de illüzyonist vardı, uzun lafın kısası küçük mağazasına büyük şeyler sıkıstırmıştı Nokia.

Eşantiyon meraklısı biri olarak Nokia'nın bloggerlara dağıttığı torbalardan hemen kaptım. Torbaların tasarımı çok hoştu, ulan poşetin tasarımı mı olur demeyin vallahi.sırf beğendiğim için iki torba aldım. İçinde de ayıcık jellyler, flash disk, laptop stickeri ve Nokia kalbi vardı. Herşey çok güzel planlanmış ve sonucunda harika bir organizasyona imza atmış Nokia.





Bu arada, Nokia N8'i HDMI ile TV'ye bağlanabilip, harikalar yarattığını da eklemeden edemeyeceğim.